

Pediatrik ortopedi, doğumdan genç erişkinlik çağına kadar tüm çocukluk döneminde meydana gelen kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisini gerçekleştiren Ortopedi ve Travmatoloji dalıdır.
Çocukluk çağındaki ortopedik hastalıklar, doğumsal, travmatik, nörolojik ya da diğer nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Pediatrik ortopedinin tedavi alanları pediatrik üst uzuv, pediatrik alt uzuv ve omurga olarak üç grupta değerlendirilmektedir.
Çocukluk çağı, devam eden bir gelişim sürecini kapsar. Bu nedenle de çocukların kas ve iskelet problemleri, yetişkinlikte rastlanılan sorunlardan farklıdır.
Çocukluk ortopedisi olarak da adlandırılan pediatrik ortopedi son derece önemli ve temel bir tıp dalıdır. Çünkü erişkinlikte yaşanan birçok ortopedik sorun, aslında çocukluk döneminde gerektiği gibi önemsenmemiş ve tedavi edilmemiş hastalıklardan kaynaklanmaktadır. Bu anlamda ortopedik rahatsızlıkları olan çocukların erken yaşta doğru tanı alması ve tedavi edilmesi ilerleyen yaşlardaki genel sağlık koşullarını da olumlu etkilemektedir.
Pediatrik ortopedinin temel amacı; erken tanı ve tedavi ile hastanın ilerleyen yaşlarda herhangi bir kas-iskelet sistemi sorunu yaşamamasını sağlamaktır. Toplumumuzda pediatrik ortopedi alanında yaygın olarak karşılaşılan ve tedavi edilebilen hastalıklar şu şekilde sıralanmaktadır:
Skolyoz: Omurga eğriliği olarak da bilinen skolyozun çocukluk çağında görülme sıklığı giderek artmaktadır. Küçük çocuklarda solunum sorunlarına da yol açabilen skolyoz, ergenlik çağı ile birlikte hızlı bir ilerleyişe geçebilir. Skolyoz, erken yaşta anlaşıldığı takdirde tedavi edilebilmektedir.
Düz Taban: Her çocuk düz taban doğar ve gelişim sürecinde (3 yaş sonrası) zamanla ayaklardaki kavisler oluşur. Bu anlamda ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmaları önemlidir. Çocuklarda ileri yaşa rağmen düz taban sorunu devam ettiği takdirde tedavi gerektirmektedir.
Kalça displazisi: Doğuştan kalça çıkığı olarak da bilinen gelişimsel kalça displazisi ülkemizde yaygın görülmektedir. Aile öyküsünde kalça çıkığı olan bebekler direkt risk grubunda yer alırlar ve düzenli olarak doktor takibinde kalmalıdırlar. Ayrıca ilk doğum, boyun kasında kanama, ayak bozuklukları, yanlış kundaklama gibi nedenler de bu hastalığa yol açabilir. Bebeklerde düzenli takip sayesinde cerrahi müdahale gerekmeden kalça displazisi tedavi edilebilmektedir.
Çarpık ayak: Çarpık ayak hastalığı ayakların içe dönük şekilde konumlandığı bir ortopedik rahatsızlıktır. Erken tanı bu hastalığın tedavisinde son derece önemli bir etkendir. Çünkü zamanında tedavi edilmediğinde çocuğun yürüyememe riski bulunmaktadır. Tedavi seçeneklerinden ilki alçı ile ayak yapısının formunun düzeltilmesine yöneliktir. Bu tedavi yeterli olmadığında tendon ameliyatı devreye alınabilmektedir.
İçe basma: İçe basma problemi çocuklarda sıklıkla karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Kalça ve diz kaynaklı olabilen bu problem genellikle gelişim döneminde kendiliğinden çözülür. Düzelmenin gerçekleşmediği durumlarda ise ameliyat seçeneği gündeme gelir.
Kırıklar: Çocukluk çağında fiziksel aktivite veya travmaya bağlı kırıklar meydana gelebilmektedir. Kırıklar, alçı, atel gibi yöntemlerle veya cerrahi müdahale ile tedavi edilebilmektedir. Kimi zaman, fizik tedavi desteği alınması da gerekebilmektedir.