

Toplumumuzda yaygın olarak görülen eklem kireçlenmelerinin tıptaki adı ‘artroz’ veya ‘osteoartrit’tir. Eklemler, kemikleri birbirine bağlayan yapılardır. Kemikleri kaplayan eklem kıkırdağı sayesinde düzgün şekilde hareket ederiz. Eklemlerde zamanla oluşan aşınma ve yıpranma ise kireçlenmelere yol açabilmektedir.
Halk arasında “kireçlenme” olarak adlandırılsa da aslında artroz rahatsızlığında eklemlerde bilindiği gibi bir kireç birikmesi oluşmaz. Kıkırdak dokuların aşınması ve eskimesi nedeniyle dökülmeler meydana gelir ve kemik ortaya çıkar.
Artroz en çok diz ekleminde görülür. Diz bölgesini, kalça, omurga ve el parmakları takip eder. Travma ve yaralanmalarda ise bilek, dirsek ve omuzda da artroz meydana gelebilir.
Artroz için 65 yaş ve üzerindeki bireyler risk grubunda yer almaktadır. Bu yaş grubundan her üç kişiden birinde artroz tespit edilmektedir. Erkeklere oranla kadınlarda artroz görülme sıklığı iki mislidir.
Vücut ağırlığı da artroz sebepleri arasında yer almaktadır. Obezite ve aşırı kilolu bireylerde özellikle diz ve kalçaya aşırı yük binmesi nedeniyle artroz oluşabilmektedir.
Sporcuların yaşadığı en yaygın problemlerden biri de yine eklem kireçlenmeleridir. Özellikle futbol, tenis, atletizm gibi spor dallarını profesyonel olarak yapanlarda, eklemlerin aşırı kullanımına bağlı artroz riski bulunmaktadır.
Tüm bu nedenlerden bağımsız olarak eklem kıkırdaklarına bir şekilde zarar verebilecek her türlü hastalık ve yaralanma da artroza yol açabilmektedir.
Eklem kireçlenmelerinin farklı tedavi yöntemleri vardır. Kireçlenmeye bağlı oluşan ağrı ve iltihabı gidermek için ilaç tedavisi, fizik tedavi yöntemleri, eklem içi enjeksiyon uygulanabilir. Bazı hastalar içinse ameliyat, tek seçenektir.
Eklem ile ilgili tüm rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde kullanılan yönteme artroskopi adı verilmektedir.
Artroskopi kısaca, eklem içinin optik ve kamera yardımıyla görüntülenmesi işlemidir. Ekleme 1 cm’den daha küçük kesilerden girilerek ulaşılır. Özel aletler yardımı ile hem eklemin durumu görüntülenerek hastalığın tanısı koyulur hem de cerrahi müdahale yapılabilir.
Hastanın kalça ve diz ekleminde meydana gelen ileri kireçlenme durumunda hareketleri kısıtlanmaya, şiddetli ağrılar çekmeye başlar. Yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği bu aşamada, hasta uzun mesafeleri yürüyememeye, yere eğilme veya çökme hareketini yapamamaya başlar. İşte böyle bir durumda Artroplasti uygulanmaktadır. Artroplasti, eklem yüzeyinin yeniden şekillendirildiği ortopedik cerrahi işlemine verilen isimdir. Artroplastinin bir diğer adı ise eklem protezi ameliyatıdır.
Günümüzde tıp ve teknolojideki ilerleyişe bağlı olarak eklem protezleri de eskiye oranla son derece gelişmiştir. Artık ağrısız ve rahat harekete imkan veren, konforlu, geliştirilmiş ve güçlendirilmiş metal, seramik ve plastik parçalardan oluşan eklem protezleri söz konusudur.
Eklem protezi en yaygın olarak eklem kireçlenmesini tedavi etmek için kullanılan bir yöntemdir. Ancak romatizmal hastalıklarda, eklem içinde meydana gelen kırık çıkıklarda, eklem iltihapları ve hasarlarında da bu yönteme başvurulmaktadır.
Eklem protezi ameliyatı her yaştan hastaya uygulanabilir. Ancak protezlerin belli bir ömrü olduğu için erken yaşta gerçekleştirilen ameliyatlar belli bir zaman sonra tekrar gerektirebilmektedir. Bu nedenle de ikinci ve hatta üçüncü ameliyata gerek duyulmaması için genellikle 60 yaş ve üstü hastalarda uygulanmaktadır.
İleri teknoloji ile üretilmiş son model eklem protezleri artık 20-25 yıla kadar dayanabilmektedir.